29 Ekim 2020 Perşembe

Kaptan Venüs 09 / Ölüm Bataklığı

Mecburiyetten verdiğimiz 2 günlük aranın ardından yine karşınızdayız. Hem de ülkenin en güzel günlerinden birinde. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda… Hepinizin, herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun! Mustafa Kemal’in armağanı sayılan bu tarihi daha nice seneler kutlayabilmek ümidiyle yeni bir Cumhuriyet yılına daha girmiş bulunmaktayız. Nedense her 28 ekim tarihinde aklımıza aynı cümle takılıp duruyor yıllarıdır. Cümlenin doğallığından ya da samimiyetinden midir, verdiği coşkudan mıdır bilinmez  her yıl gelip aynı yere odaklanıyoruz: “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz!” Büyük gurur ve coşku kaynağı olan bu cümlenin etkisini daha tam kavrayamamışken de ertesi gün Cumhuriyet Bayramını kutlamak, istemenin ve başarmanın çok eski zamanlardan beri garip sözcükler olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. İsterseniz yaparsınız…

Ölüm Bataklığı

İstersek yaparız mantığıyla çıktığımız dijital çizgi roman arşivi oluşturabilme yolunda yeni bir adımla daha buradayız. Bugünkü konuğumuz yine o efsane güzelliğiyle Kaptan Venüs. Kaybolan arkadaşı Lyra’yı garip bir gezegen olan Zarko’nun harabeleri arasında bulan Kaptan Venüs, gezegende yaşanmış nükleer savaşın ardından hayatta kalan tek kişi olan Zorg ile bazı mücadelelere girer. Zira Zorg Lyra’yı bir nevi esir almıştır ve onunla birlikte yaşamaktadır.

Bir nevi diyoruz çünkü işin ucu biraz açıktı hatırlarsanız bir önceki maceradan. Maceranın devamı olan bu sayıda da konu yine Zarko gezegeninde devam ediyor. Lyra ve Zorg arasındaki ilişkiyi kabullenen Venüs, onlar hakkında kimseye bilgi vermeyeceğini, Zorg’un bulunmaması için elinden geleni yapacağını Lyra ile konuşarak gezegenden ayrılmaya karar veriyor.

Fakat işler umduğu gibi gitmiyor. Çünkü uzay gemisi çalışamaz, telsiz de kırılmış durumda. Kaptan Venüs bir şekilde uzay gemisinin sinyalinin ya da yerinin arkadaşları tarafından bulunacağı ümidiyle bir süre daha Zarko’da kalmaya karar verir ve hep olduğu gibi yine başına olmadık işler gelir. Bir bataklığa saplanır, çıkmak için uğraştıkça daha da batmaya başlar ama neyse ki yeni müttefiki Zorg onu oradan kurtarır. 

Hikaye bu noktadan sonra biraz daha devam edip bitiyor ve yeni serüven başlıyor. Neyse…

Boş durmayın, okuyun!



26 Ekim 2020 Pazartesi

Diabolik 10 / Lanetli Yakutlar

Günaydın Gazetesi sayesinde çizgi roman arşivimize giren Diabolik’in 10. Sayısıyla karşınızdayız. Bu bir tarafıyla diğer tarafıyla da kötü bir haber aslında. Çünkü gazetenin eki olarak verilen seri sadece 14 sayı yayınlanmıştı. Biz de bu sayıyla birlikte serinin sonuna biraz daha yaklaşmış oluyoruz. Gelecek bize Diabolik hakkında tam olarak neler gösterecek bilmiyoruz ama yayınlanmış Türkçe maceraların sayısının artması için elimizden geleni yapacağımız konusunda kendimize olan inancımız tam! Gerçi bu lafı da her yeni sayının tanıtımında ediyoruz neredeyse ve hala yeni bir hareket yok gibi görünüyor. Fakat bu konuda çalışmalarımız ciddi şekilde devam ediyor. En kısa sürede sonuçları görmeye başlayacağımızı umuyoruz.

Lanetli Yakutlar

Yeni hikayemiz Doğu’da bir yerlerde olan Valpur şehri (öyle bir şehir yok tabi ki, boşuna Google araması yapmayın!) havalimanında başlıyor. Kılık değiştirmiş şekilde uçaktan inen Diabolik ve Eva bu kez “Lanetli Yakutlar” olarak bilinen hazinenin peşindeler. Çalma niyetiyle elbette. 

Yakutlar lanetli olunca doğal olarak da Diabolik ve Eva’nın başına geleceklerin, ortaya çıkacak olan aksiliklerin büyüklüğünü varın siz tahmin edin. Ama kahramanımızın her tür saçma soruna karşı mantıklı bir çözümü oluyor ya da doğaçlama olarak çözüm geliştirebiliyor. Zaten bu yüzden de ona suç dehası demiyor muyuz?

İlk yayınladığı günden bu yana 60 yıla yakın bir süre geçen Diabolik daha önceleri de söz ettiğimiz gibi yoluna hala devam ediyor. Aylık tek sayı olarak İtalya’da yayınlanan seri ne zaman ya da nasıl bitecek diye endişelenmeyin zira belli ki daha çok uzun yıllar devam edecek. 

Yeri gelmişken, beğendiğiniz, bulamadığınız, okumak istediğiniz eski, yeni çizgi romanları bizimle yandaki iletişim kutusundan ya da çizgi romanların altındaki yorum kısmından paylaşabilirsiniz. Elimizden geleni ardımıza koymayız, bulmak için ne gerekiyorsa yaparız. Hatta belki elimizde bile olabilirler. Sıralamada gerilerde iseler bir güzellik yapıp öne de alırız. Yeter ki çizgi roman severler mutlu olsun. Bu tip mutluluklar bizim de en az o kadar mutlu olmamızı sağlıyor. Neyse…

Boş durmayın, okuyun!



25 Ekim 2020 Pazar

Zembla 006 - Gizli Belge

Sorunlarını çözdükten sonra Zembla ile uğraşmak, eski sayıları toparlamak, kötü durumda olanları mümkün olduğunca temizleyip daha iyi bir okuma yapılacak hale getirmek için uğraşmak bize daha fazl şevk vermeye başladı. Çocukluğumuzdan beri sevdiğimiz kahramanlardan olan Zembla’ya bu tür bir saygı duruşu kendimizi daha iyi hissetmemiz adına yapmamız gereken bir şeydi ve yaptık, yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz gibi görünüyor. Daha önceden iyi niyetle ama çok da kaliteli olmayan şekillerde paylaşılan Zembla maceralarını elimizden geldiğince yeniden tarayarak, tarama ihtimalimiz olmayanların taranmışlarını alıp düzenleyerek, düzelterek Zembla arşiv çalışmasını devam ettiriyoruz. Bazen 48 sayfalık bir sayının düzeltmeleri yaklaşık 3-4 gün sürebiliyor. O nedenle de paylaşımlar şimdilik gecikmiyor, belirli bir düzende gidiyor olsa da elbette tökezleyeceğimiz, eksik ya da yavaş kalacağımız zamanlar mutlaka olacaktır. O zamanların hiç gelmemesi ya da illa gelecekse de çok uzun zaman sonra gelmesi üzerine olan umudumuzu içimizde her daim taşıyoruz. 

Gizli Belge

Türkçe’de yayınlanan haliyle orijinal kapağın iyi durumda bir versiyonunu bulamadığımız için biz de mecburen ve göreceli olarak daha iyi olan orijinal baskı Zembla kapağını kullandık bu sayıda. Hatta ilerideki bazı sayılarda da kullanacağımız kesinleşmiş gibi. Tabi arada eski kapakların düzgün hallerini bulamazsak…

Kahramanımızın bu macerası “güneşte kavrulan Afrika kırının ortasında” başlıyor. Ciple kaçmakta olan adamın peşine takılan uçaktan makineli tüfekle ateş açılıyor ve vurulan cipin lastiği aracın takla atmasını sağlıyor. Adam da kaçmaya çalışırken bacağından vuruluyor. Ormana girdiğinde ise bir Afrika yerlisiyle karşılaşıyor ve yerli tam tamla bir yerlere haber veriyor.

Bütün bu gidişatın sonunda olaya kahramanımız Zembla ve Rasmus da dahil oluyorlar. Heyecanlı, bol aksiyonlu, tam anlamıyla “vurdulu kırdılı” bir macera bizi bekliyor yani. Zembla’nın gücü yanında zekasını sık sık kullandığı macerada kötü adam Dölane (De Lane olsa gerek) Zembla’yı alt etmek için çok fazla uğraşsa da Ormanlar Kralı’nın hayvan dostları defalarca onu koruyup kolluyorlar. Eğlenceli ve keyifle okuyacağınız yeni bir Zembla macerası. Neyse…

Boş durmayın, okuyun!

24 Ekim 2020 Cumartesi

Kaptan Venüs 08 / Venüs'ün Son Kozu

Dijital çizgi roman arşivi her geçen gün artıyor, büyüyor, gelişiyor. Zamanla yapacağımız atılımlarla ki bundan sık sık bahsediyoruz, daha da fazla genişlemesini sağlamak amacında ve niyetindeyiz. Westernlerden bilim kurgulara, fantastiklerden korkulara, değişik olanlardan daha da değişik olanlara kadar pek çok yayını listemize aldık, aldık ama nasıl altından kalkacağımızın derdine de düşmüyor değiliz arada. Malum, başta ikiye ayırmıştık; eskileri yeniden, hiç yayınlanmamışları çevirip ilk kez yayınlamayı planlıyoruz diye de belirtmiştik. Bakalım sonumuz ne olacak!? Çünkü gerçekten zor ve uzun süren bir iş. Vakit bulduğumuz her an çeviriye ya da eskileri toparlamaya odaklanıp yeni sayıları çıkarmaya çabalıyoruz. Bizi zorlasa da çıkan sonuçları gördükçe şevkimiz daha da artıyor. Başarılı bir şekilde uzunca bir süre yol almayı umut ediyoruz. Bakalım, hepsini zaman gösterecek!

Venüs’ün Son Kozu

Bir önceki sayının ortasından hemen sonra Kaptan Venüs yeni macerasına atılmıştı malumunuz üzere. Zarko’nun Son Adamı isimli bu macera “devam edecek” mantığıyla bu sayıya da aktarılmıştı. Serüvende, Venüs kaybolan arkadaşı Lyra’yı bulmak için Zarko gezegeninin altını üstüne getirirken görünüşü garip, tuhaf, korkutucu ve belki biraz da iğrenç olan bir yaratığın saldırısına uğramıştı.

Yaratık diyoruz da öyle Ridley Scott’ın Alien’ına benzeyen bir yaratık değil elbette. Bu fena halde akıllı ve konuşkan. Tuzak kurmayı, plan yapmayı, manipüle etmeyi filan hepsini biliyor. Kaptan Venüs’ün işi oldukça zor yani bu macerada da. Bu sayıda da çizimlerdeki cüretkarlık seviyesinin oldukça fazla göründüğü belirtelim. Hatta bu sayıda o fazlanın bile 2 kat fazlası var çünkü bu kez Kaptan Venüs’ün yanında arkadaşı Lyra da bulunuyor.

Venüs, Lyra’yı bulmak ve Zorg isimli yaratığa karşı ayakta kalabilmek için elinden geleni ardına koymayacak, biz de keyifle bu sayıyı da okuyup bitireceğiz tabi ki.

Yeri falan gelmedi ama biz bir hatırlatma da yapalım. Kaptan Venüs’ün yayınlanmış 28 fasiküllük maceraları bulunuyor. Bu sayıyla birlikte 8’i devirmiş oluyoruz. Geriye kalıyor 20 sayı ki inanın onlar da çok çabuk gelip bitecektir. Neyse…

Boş durmayın, okuyun!



23 Ekim 2020 Cuma

Diabolik 09 / Ölüm Darbesi

Pandeminin bilmem kaçıncı gününe girdiği şu saatlerde can sıkıntılarımızı gizlemek adına ne yapacağımızı bilemez durumdayız. Dolar ve Euro’nun durumu tam tabiriyle “kaptırdı gidiyor”luk.Eh yapacak bir şey yoksa ya da kalmadı gibi görünüyorsa kafayı toplamak adına yapılabilecek en iyi şey kendini ve bilincini farklı bir yöne doğru yöneltmek ve perspektifini, bakış açını değiştirmek. Bunun en iyi yollarından biri de hiç şüphesiz çizgi romanlar. Diğerlerini saymaya gerek yok ama yeni eklenen bir maddeyi özellikle belirtelim.. Netflix. Lafını etmişken, eğer izlemediyseniz Netflix’de çok fazla çizgi roman uyarlaması film ve dizi bulunuyor. Marvel’dan Luke Cage, Jessica Jones, Iron Fist, Daredevil, Punisher, Defenders ve DC’den Arrow, Lucifer gibi karakterlere ait diziler gerçekten ilgiyle izlettiren iyi işlerden. Grafik roman uyarlaması filmler de üstüne cabası. Neyse çok fazla Netflix reklamına girmeyelim de önümüze bakalım.

Ölüm Darbesi

Kahramanımız ya da anti-kahramanımız Diabolik yine iş peşinde. Ama bu kez baltayı sağlam taşa vuruyor. Çünkü girmeye çalıştığı villanın daha bahçe demirlerini bile geçemiyor. Tabi bu başlangıçta başına gelen bir olay ama ileride de ciddi problemler yaşayacağının göstergesi.

Villanın sahibi Massimo Darsen’in, servet değerindeki aile mücevherlerini karısına hediye ettiğini duyan Diabolik her zamanki gibi mücevherları çalmak için harekete geçiyor ama bu konuda biraz zorlanacak gibi görünüyor.

Klasik dinlemeler ve kılık değiştirmelerle akan hikayede kahramanımız pek çok kez tongaya düşüyor ve aradığı, istediği mücevherlere bir türlü ulaşamıyor. Bu konuda Massimo Darsen’in takıntılı derecede güvenlik manyağı olmasının da payı büyük. Yine de bakalım Diabolik bütün engelleri ve çıkan ekstra sorunlarla birlikte ana sorunu çözebilecek mi? Bu sorunun cevabını hepimiz tahmin ediyoruz aslında.

Eskiden bir uzak doğulu bilgenin dediği gibi; “başladığın yer ve bitirdiğin yer önemli değil, önemli olan o sırada kat ettiğin mesafe…”

Sonbaharı neredeyse es geçerek direkt olarak kışa girecekmişiz izlenimi yaratan dengesiz havanın bize kattığı anlamsız depresif hali bir kenara bırakmanın kolay olmasa da yapılabilir olduğu ortada. Konu üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Hem kendi hem de okur adına hemen her gün yayınladığımız çizgi romanlarla yaraya merhem olmasak da ağrıyı dindirebiliriz diye düşünüyoruz. Neyse…

Boş durmayın, okuyun!

22 Ekim 2020 Perşembe

Zembla 005 - Bo'ların Ülkesinde

Zorro’nun 9 sayılık Alfa Yayınları serüvenleri bitmişken, Diabolik ve Kaptan Venüs’ün yanına, yayınına kısa süre ara verdiğimiz Zembla’yı da ekleyelim dedik. Daha önce bahsettiğimiz, Zembla ile ilgili “bazı sorunlar” çözüldü ve biz de en hızlı şekilde Zembla’yı sizinle buluşturalım istedik. Yani evet Zembla geri döndü. Kaldığı yerden, daha heyecanlı, daha eğlenceli ve daha iyi maceralarıyla Zembla yine aramızda. Bu arada belirtelim, elimizdeki tüm versiyonlar kötü durumdaydı. Elimizden geldiğince düzeltmeye, düzenlemeye hatta çoğunlukla kurtarmaya çalıştık ve başardık gibi de görünüyor. Bir de bizde yayınlanan orijinal kapağı kurtarma şansımız pek olmadı. Zira baskılı hali de başkaları tarafından taranmış hali de gerçekten kötü durumdaydı. Alternatif olarak orijinal yayın sırasındaki kapağı kullanmayı tercih ettik. Yani bu Zembla sayısı bizdeki kapağıyla değil orijinal halindeki kapağıyla aramızda.

Bo’ların Ülkesinde

Serüven, nehir kıyısındaki Zembla’nın nehirde yaşlı timsah Tembo’dan kaçmaya çalışan bir kadını görmesiyle başlıyor. Tembo’ya bir ders vermek için suya atlayan Zembla, tahmin edeceğiniz üzere kadını kurtarıyor. Olaylar buradan sonra gelişmeye ve Zemblavari bir maceraya dönüşüyor.

Bo’ların Ülkesinde deyince sakın bir orman köyü filan hayal etmeyin. Olay bundan daha garip! Sürprizi bozmamak adına tabi ki ayrıntılara girmeyeceğiz ama Bo’ların ne olduğu, nasıl olduğu konusunda edeceğiniz tahminlerin çoğu, eğer bu macerayı daha önce okumadıysanız, boşa gidecektir.

Çizgi romanın en güzel dönemlerinde yayınlanmaya başlayan Zembla’nın artık aramızda olmayışı hepimizi gerçekten üzüyor. Yayınladığımız diğer kahramanımız Kaptan Venüs gibi. Gerçi bir aralar Zembla’nın yeni bir versiyonu kısa süreyle özel dizi olarak yayınlandı ama pek de doyurucu olmadı. Çünkü gerçekten çok kısaydı.

Ormanların Kralı olan kahramanımızla ilgili yapılabilecek yeni çalışmaların olduğu aya da olacağı konusundaki inancımızı her daim koruyoruz. Çünkü Zembla bizi her zaman şaşırtmayı, eğlendirmeyi, heyecanlandırmayı ve serüvenden serüvene sürüklemeyi başarmıştır.

Hiçbir şey olmasa bile belki ileride biz gaza geliriz de bu konuda bir şeyler yapar ya da yapılması için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışırız. Kendimizden de çizgi roman okurlarının tavrından da oldukça eminiz.

Boş durmayın, okuyun!

Kaptan Venüs 07 / Sevginin Alçakçası

Sıradan başlayan bir Perşembe gününde daha birlikteyiz. Hafta sonuna yaklaşırken haftanın yorgunluğu, havanın griliği, mevsimin gerginliği, pandeminin devam etmesi gibi bir dolu nedenden dolayı insanda ne keyif ne de istek kalıyor. Ama yine de hayat güzeldir mottosundan yola çıkarak ayakta kalmayı başarıyoruz. Hayatı güzelleştirmenin yollarından biri olan okumak ve daha özelde çizgi roman okumak üzerine edebileceğimiz çok fazla laf olmasına rağmen bu topa girip işi ukalalığa kadar vardırmayacağız. Maksat eğlenelim, hayatı daha çekilir kılalım, kafamızı dağıtalım sonuçta. Fikirlerin güzelliğinden hareketle konuyu en güzel çizgi roman karakterlerimizden biri olan Kaptan Venüs’e kadar getirmeyi başardık gibi görünüyor. Eh, bu Perşembe gününün çizgi romanı da anlaşıldığı üzere Kaptan Venüs.

Sevginin Alçakçası

Çok ilginç ve enteresan bir bölüm adına sahip olan macera, Taş Devrindeki Güzel macerasının devamı. Profesör Sinüs tarafından bilinci taş devrine “ışınlanan” Venüs, bedeninin bulunduğu masanın deprem sonucu devrilip bozulmasıyla taş devrinde bilincini yitirir. Bedeninin ameliyat edileceği sırada bilincinin yok olmaması için Kaptan Orion, Profesör Sinüs’e taş devrine ışınlanmak istediğini söyler.

Ama Kaptan Orion’un telepatik yetenekleri düşük düzeydedir ve Profesör’ün yardımcısı Kalo kendi telepatik yetenekleri daha yüksek seviyede olduğu için gitmeyi teklif eder. Doğal olarak Orion bu işe uyuz olur ama yapacak bir şeyi de yoktur. E bu kadar anlattıktan sonra konunun nasıl Sevginin Alçakçası’na varacağını az çok hepimiz anlamışızdır gibi geliyor.

Kadın bedeninin cüretkar çizimlerle anlatıldığı bir Venüs sayısıdır bu. Fakat cüretkar deyince de bir anda işi kadın bedeninin kullanılması vs gibi yerlere yöneltmemekte fayda var. Zira işin estetiği açısından gerekli bir durumsa yapılıyor işte. Günümüzde bütün erkek süper kahramanlar nasıl karizmatik, kaslı ve kudretli betimleniyorlarsa bu da ona benzer bir durum. 

Buna nereden ve neden girdik o da muamma. Aslında şu an için bir laf eden de olmadı. Ses etmeyelim de nazar değmesin. 

Unutmadan, paylaşım ya da yayın programına almamızı istediğiniz çizgi romanlar varsa bize yandaki panelden ya da yorum kısmına mesaj bırakarak ulaşabilirsiniz.

Boş durmayın, okuyun!